dhadmin

Ana Sayfa/dhadmin

About dhadmin

Bu Üye henüz herhangi bir bilgi doldurmadı.
So far dhadmin has created 42 blog entries.

Osman Efendi Dârülhadisi

2020-12-01T09:38:53+03:00

Osman Efendi Dârülhadisi Yerleşim Yeri: İstanbul Kurucusu: Osman Efendi Mimarı: Bilinmiyor. Yapılış Tarihi: 1064/1654’ten önce Pâyesi: İbtidâ-i hariç (20 akçeli) Tanıtımı: Osman Efendi Dârülhadisi 1064/1654 senesinde yaptırılmıştır.[1] Müderrisleri: Kız Ali Efendi (ö. 1083/1672) (Kurumun ilk müderrisi. Görev süresi: 1064-1068): Yenişehir civarında doğmuştur. Küçük yaştan itibaren ilim tahsiliyle meşgul oldu. Uzun Hasan Efendi‘den ders almış, Fikrî Ahmed Efendi‘ye de hocalık yapmıştır. 1049’da İstanbul Valide Medresesi’ne mülâzım olarak tayin edildi. 1051’de mülâzemeti bitmiş, 1064’de Osman Efendi Dârülhadisi’ne hoca olarak tayin edilmiştir. Kız Ali Efendi’nin resmi vazife ve tayinleri sonraki süreçte çeşitli kurumlar üzerinden devam etmiştir. Bunlar içerisinde 1068 Hasan Paşa Medrese hocalığı, [...]

Osman Efendi Dârülhadisi2020-12-01T09:38:53+03:00

Hadis Karşıtları Ne Yapmak İstiyor?

2020-11-08T15:25:14+03:00

Hz. Peygamber’in dindeki konumu, sünnet ve hadisin Kuran ile ilişkisi ve dinî bağlayıcılığı, hadislerin sıhhati vb. meseleler İslâm tarihi boyunca Müslümanların bir biçimde gündeminde olmuştur. Genel olarak bakıldığında şunu açık bir biçimde belirtmeliyiz ki Hz. Peygamber ve sünneti -hem varlık hem de bilgi düzeyinde- Müslümanlar açısından hayati ve vazgeçilmez bir önem/değer ifade eder. Ancak Modern zamanlarda öncelikle Oryantalist araştırmalar eliyle işlenen, ancak süreç içinde bazı Müslüman çevreler tarafından da kabul gören, hadislere karşı genel bir kuşkuculuk ve hatta karşıtlık olgusuyla karşılaşılmaktadır. Bu mesele son yıllarda ülkemizde de çeşitli vesilelerle gündeme gelmekte, konunun uzmanları tarafından tartışılmakta ve yayınlar yapılmaktadır. Prof. Dr. [...]

Hadis Karşıtları Ne Yapmak İstiyor?2020-11-08T15:25:14+03:00

Allah’a Güvenmek

2020-11-08T14:52:52+03:00

عن عمران بن حصين رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: من انقطع إلى الله عز وجل كفاه الله كل مؤمنة ورزقه من حيث لا يحتسب ومن انقطع إلى الدنيا وكله الله إليها. "Kim Allah'a güvenip dayanırsa, güvendiği her yerde Allah ona yeter ve onu ummadığı yerden rızıklandırır. Kim de dünya­ya güvenirse Allah onu dünya ile başbaşa bırakır."[1] Allah kendine güvenen, tevekkül eden kimseyi zor durumda bırakmaz. Kulun kendine güvenini boşa çıkarmaz. Onu umma­dığı yerlerden rızıklandırır. Ama sadece dünyaya dayanan ve dünyalıklarına güvenen kimseler onlarla başbaşa kalırlar, bir nevi onun kulu kölesi olurlar. Bol kazansalar da [...]

Allah’a Güvenmek2020-11-08T14:52:52+03:00

GIYBET ÂFETİ

2020-10-28T17:22:53+03:00

GIYBET ÂFETİ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ رَضِىَ اللّٰهُ عَنْهُ عَنْ رَسُولِ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: لَمَّا عُرِجَ بِي مَرَرْتُ بِقَوْمٍ لَهُمْ أَظْفَارٌ مِنْ نُحَاسٍ يَخْمِشُونَ وُجُوهَهُمْ وَصُدُورَهُمْ فَقُلْتُ مَنْ هَؤُلاَءِ يَا جِبْريلُ؟ قَالَ: هَؤُلَاءِ الَّذِينَ يَأْكُلوُنَ لُحُومَ النَّاسِ وَيَقَعُونَ فِي أَعْرَاضِهِمْ.[1] Enes b. Malik’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: -“Miraca çıkarıldığım zaman bakırdan tırnakları olan bir topluluğa rastladım; (tırnaklarıyla) yüzlerini ve göğüslerini tırmalıyorlardı. (Cebrail’e): - Bunlar da kimlerdir? Dedim. - (Gıybet ederek) halkın etlerini yiyenler ve şereflerine saldıranlardır, cevabını verdi.” HİKÂYE Cüneyd‑i Bağdâdî (r.aleyh) bir gün mescid kapısında otururken bir cenazenin geçtiğini gördü. Cenazeyi [...]

GIYBET ÂFETİ2020-10-28T17:22:53+03:00

İBN MELEK (821/1418)

2020-10-14T21:28:31+03:00

Hayatı İzzeddin ve Emînüddin lakabıyla anılan İbn Melek’in asıl adı Abdüllatif babası ise Abdülaziz’dir. Daha çok “Melek’in oğlu” anlamına gelen İbn Melek veya onun Farsça karşılığı olan Ferişteoğlu lakabı ve er-Rûmî nisbesiyle tanınmıştır. Ünlü seyyah İbn Batuta’nın 732/1332 senesinde Anadolu’ya yaptığı seyahat sırasında, Abdüllatif’in babası Kadı İzzeddin ile karşılaşmış ve bu zâtın fazilet sahibi bir kişi olduğunu, “Firişte” diye tanındığını kaydetmiştir. Muhaddisimizin İbn Melek veya Ferişteoğlu diye tanınmasının sebebi de babasının bu lakapla anılmasından kaynaklanmalıdır. Ailenin aslen Türkistanlı olduğunu, İbn Melek’in babasının, Aydınoğullarının özel daveti üzerine Türkistan’dan Aydınoğulları Sancağı’na geldiğini kaydeden Seyyid Bey, İbn Melek’in, kendisinin de büyük dedelerinden olduğunu [...]

İBN MELEK (821/1418)2020-10-14T21:28:31+03:00

Hakaniye Dârülhadisi

2020-10-08T17:34:28+03:00

Yerleşim Yeri: İstanbul/Şeyh Vefa Türbesi yakınında Kurucusu: III. Mehmed Mimarı: Yapılış Tarihi: Yaklaşık 1003/1595 tarihinden önce Pâyesi: 60 akçe üstü Tanıtımı: Kurucusu III. Mehmed’dir. 974/1567’de doğup, 1012/1603’de vefat etmiştir. Türbesi Ayasofya Camii avlusundadır. Adlî mahlası ile şiirleri vardır. Medine‘de bir medrese ve bir mescidi vardır. İstanbul‘da Şeyh Vefa türbesi yakınında babası Sultan III. Murad’ın ruhu için bir Dârülhadîs yaptırtmıştı. Babası III. Murad’ın ruhu için Şeyh Vefa türbesi kurbünde inşa ettirmiştir. Dârülhadis, “Hakaniye” diye tanınmaktadır. XVI. Asrın sonlarında inşa edilen bu binadan bugün hiçbir eser mevcut değildir. pâye bakımından 1006/1597-1598’de altmış üstü bir medrese idi. Mustafa Efendi’ye yevmî 100 akçe veriliyordu.[1] [...]

Hakaniye Dârülhadisi2020-10-08T17:34:28+03:00

Borç ve Geçim Derdi

2020-10-05T19:28:22+03:00

HADİS عن أبي أمامة أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: من أدان دينا وهو ينوي أن يؤديه أدى الله عنه يوم القيامة "Kim ödemek niyetiyle bir borç alır da (ödeyemeden ölürse), kıyamet günü Allah (c.c.) onu öder."[1] Bu hadiste de borç almada niyyetin önemine dikkat çekil­mek­tedir. İslâm'da kişinin niyeti, bir işi yaparken sahip olduğu düşünce amelinden önde gelir. Bu bakımdan Buharî hazretleri niyyet hadisini Sahih'ine fatiha yapmıştır. Şüphesiz sabreden alacaklı ahirette bunun mükâfâtını görecektir. Hadisin devamında ödemek amacı olmayan borçlu için kötü bir müjde vardır: "...Kim ödemek niyeti olmaksızın bir borç alır da ölürse, Cenâb-ı Hak kıyamet günü [...]

Borç ve Geçim Derdi2020-10-05T19:28:22+03:00

Cennetten Gafil Olmak

2020-09-30T09:00:51+03:00

CENNETTEN GAFİL OLMAK عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ رَضِىَ اللّٰهُ عَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَا رَأَيْتُ مِثْلَ النَّارِ نَامَ هَارِبُهَا، وَلاَ مِثْلَ الْجَنَّةِ نَامَ طَالِبُهَا.[1] Ebû Hüreyre’den (r.a.) rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kendisinden (sakınılmasına rağmen) sakınanların uyuması bakımından cehennem gibisini;  (arzu edilmesine rağmen) arzu edenlerin uyuması bakımından da cennet gibisini görmedim.” Cehennemden kaçan, cenneti isteyen kimse gönlünün istediği gibi uyumayıp, gaflet uykusunu terk etmesi gerektir. HİKÂYE Mansur b. Ammar hikâye eder: Bir gece sabah oldu sanarak dışarı çıktım. Henüz sabahın olmadığını görünce, bir kapı önüne oturdum. Evin içinden birisi dertli dertli ağlayarak [...]

Cennetten Gafil Olmak2020-09-30T09:00:51+03:00

İBRÂHİM el-HALEBÎ (956/1549)

2020-09-25T00:57:45+03:00

Taşköprizâde’nin Arab İmam lakabıyla tanıttığı âlimimizin[1] tam adı İbrâhim b. Muhammed b. İbrahim’dir.[2] Aslen Halebli olup 860/1456’da burada doğdu. Tahsil hayatına memleketinde başladı.[3] Ardından Şam’a giderek ileri gelen âlimlerin derslerine katıldı. Bir müddet Halep’te imamlık yaptıktan sonra Kahire’ye gitti.[4] Orada tefsir, hadis, fıkıh, kıraat ve sair İslâmî ilimleri tahsil etti.[5] Suyûtî ve diğer ulemâdan istifade etti. 906/1500 senesi dolaylarında İstanbul’a giderek oraya yerleşti.[6] Çeşitli camilerin imamlığından sonra nihayet Fatih Camii imam ve hatibliğine getirildi. Bilâhare Müftü Sâ’dî Çelebi’nin Fatih’de yaptırdığı Dârulkurrâ’ya müderris olarak atandı. Bu görevinin sürdürmekte iken 956/1549’da vefat etti.[7] Edirnekapı Mezarlığı’ndaki kabrinin bulunduğu parsel 1971 yılındaki yol genişletme [...]

İBRÂHİM el-HALEBÎ (956/1549)2020-09-25T00:57:45+03:00

Cafer Paşa (Ağa) Dârülhadisi

2020-09-21T12:53:03+03:00

Cafer Paşa (Ağa) Dârülhadisi Yerleşim Yeri: İstanbul/Eyüp-Kızıl Mescid yanı Kurucusu: III. Murad devri vezirlerinden Cafer Paşa? (995/1587) Mimarı: Yapılış Tarihi: 990/1582 Pâyesi: Kuruluş tarihinde 50’li, 1063/1652-53’te Şeyhülislam işaretiyle verilmekte idi. Tanıtımı: Kurucusu III. Murad devri vezirlerinden Cafer Paşa‘dır. Enderun’dan yetişerek 937/1530-1531’de Sultan Süleyman‘ın silahtarlığında bulunmuş, II. Selim devrinde Vezir-i Azam Sokullu tarafından baş kapıcılığa getirilmiş ve takiben Cafer Ağa, 976/1568-1569 senesinde İstanbul yangınında ağalıktan azlolunarak Rumeli Beylerbeyi verilmiştir. Daha sonra vezarete yükselerek 995/1586-1587 tarihinde vefat etmiştir. Eyüb‘de Kızıl Mescid yanındaki türbede medfundur. Cafer Paşa’nın türbesi yakınında Dârülhadis’i, Halvetiye’ye meşrut zaviyesi vardır. Dârülhadîs günümüzde harap olup zaviye kısmen ayakta bulunmaktadır. Cafer [...]

Cafer Paşa (Ağa) Dârülhadisi2020-09-21T12:53:03+03:00