dhadmin

Ana Sayfa/dhadmin

About dhadmin

Bu Üye henüz herhangi bir bilgi doldurmadı.
So far dhadmin has created 70 blog entries.

RAMAZAN ORUCU GEÇMİŞ GÜNAHLARI SİLER

2021-05-11T13:39:28+03:00

RAMAZAN ORUCU GEÇMİŞ GÜNAHLARI SİLER 12- عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ رَضِىَ اللّٰه عَنْهُمَا قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللّٰه صَلَّى اللّٰه عَلَيْهِ وَ سَلَّمَ: مَنْ صَامَ رَمَضَانَ إِيمَانًا وَ احْتِسَابًا غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ. 12- İbni Abbâs’dan (r.a) rivâyet edildiğine göre Resûlul­lah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kim inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, onun geçmiş günahları bağışlanır.” [1] İbni Abbas hadisinde farz ibadetlerin ve sevap kazanmak gayesiyle yapılan her çeşit nâfile amelin makbûl olabilmesi iki önemli şartın varlığına bağlanmıştır. Bunlaran birincisi Allah’a iman; ikincisi, ihlâs ve samimiyettir. Bu iki husus hadisde “îman ve ihtisâb” kelimeleri ile ifade [...]

RAMAZAN ORUCU GEÇMİŞ GÜNAHLARI SİLER2021-05-11T13:39:28+03:00

TUNUSTA  RAMAZAN III

2021-05-11T13:31:09+03:00

TUNUSTA  RAMAZAN III Prof. Dr. Cihan OKUYUCU TunustaRamazan-ı Şerifin  ilk cuması. Bu gün Fransızca kurslarını asıyor, cuma na­mazına Yusuf-ı Sahibüt-Tab, diğer adıyla Türk camiine gidiyorum. Varsın bir günlük kurs zayi olsun, böyle fırsat her zaman ele girmez. Hangi fırsat mı? Camide Celluli ve A. Riyahi ile buluşacağız. Bu arada camiye niçin Türk Camii dendiğini anlatmak gerek. Eserin banisi Yusuf, aslında Türk asıllı bir köle imiş, bi­lahare yüksek kabiliyeti ile kendisi­ni göstererek vezirliğe kadar yük­selmiş ve Türk tarzındaki bu camiyi inşa ettirmiş. Yapı hakikaten göste­rişli. Cuma günü revaklarına kadar dolu. Mimaride şehrin diğer cami­lerinde görülmeyen birtakım özel­likler hemen dikkatimizi çekiyor. Bunların [...]

TUNUSTA  RAMAZAN III2021-05-11T13:31:09+03:00

TUNUSTA  RAMAZAN II

2021-05-05T19:42:00+03:00

TUNUSTA  RAMAZAN II Prof. Dr. Cihan OKUYUCU Ve  Ramazan-ı  Şerif teşrif  ediyor: Bu mübarek ay Tunuslu için sadece bir ibadet ve taat mevsimi değildir. Aynı zamanda bir eğlence ve şenlik ayıdır o. Geldi­ğimden beri Tunus’ta hoşuma git­meyen birçok şey görmüş-unutulmasın ki  henüzZeynelabidin  diktasının hüküm  sürdüğü 1997 yılından  söz  ediyoruz- artık bu gecikmiş gurbet hayatı hayırlısıyla bitse de memlekete dönsek demeye başlamıştım. Sonra Rama­zan geldi. Öyle sıradan bir gelişle değil.. Hayatın akışını temelden değiştiren bir geliş oldu bu. Sanki 11 ayın kirlettiği sokaklarda, cadde­lerde gizli bir el dolaşmış, her tara­fa hisli bir derinlik, manevi bir fe­yiz serpmişti. Daha ilk gün bunu [...]

TUNUSTA  RAMAZAN II2021-05-05T19:42:00+03:00

Oruç Günahlara Kefârettir

2021-05-05T19:34:58+03:00

ORUÇ GÜNAHLARA KEFÂRETTİR 11- Ebû Hüreyre’den  (r.a) rivâyet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Büyük günahlardan kaçınıldığı sürece, beş vakit namaz; iki Cuma ve iki Ramazan, aralarında geçen günahlara keffârettir.”[1] Ebû Hüreyre hadisinde büyük günahlardan kaçınmak kaydıyla beş vakit namazın günlük günahlara, iki cumanın haftalık günahlara ve iki Ramazan’ın da yıllık günahlara keffâret olacağı ifade edilmiştir. İyi bir müs­lüman olabilmek, emredilenleri yapmaktan daha çok, küçük-büyük bütün gü­nahları terk etmekle müm­kün olur. Haramlardan temiz­lenmeyen bir müminin takva elbisesi giymesine imkân yoktur. Giyse de zaten yakışmaz. Eli yüzü kirli, ağzı pis kokan bir kim­seye giydiği elbise zînet olabilir mi? [...]

Oruç Günahlara Kefârettir2021-05-05T19:34:58+03:00

Sofyalı Bâlî Efendi

2021-04-30T08:40:36+03:00

SOFYALI BÂLÎ EFENDİ (960/1553) Hayatı Bâlî Efendi bugünkü Arnavutluk sınırları içinde bulunan Ustrumca’da doğdu.[1] Sofya ve İstanbul’da tahsilini tamamladı.[2] Halvetî şeyhlerinden Kasım Çelebi’ye (ö. 924/1518) intisap etti. Kanûnî Sultan Süleyman’ın takdir ve iltifatını kazandı. Onun bazı seferlerine “ordu şeyhi” sıfatı ile katılarak orduya manevî destek verdi.[3] Sofya yakınlarında Sâlihiye’de vefat etti. Sonraki yıllarda Abdülaziz oğlu Kadı Abdurrahman isminde bir şahıs tarafından aynı yerde adına cami, türbe ve zaviye yaptırıldı.[4] Vefat tarihi kaynaklarda 950/1543[5] ve 960/1553[6] olarak verilmektedir. Halvetiyye’nin önemli şubelerinden Cemâliyye’ye mensup olan Bâlî Efendi Taşköprizâde’nin ifadesine göre, “âlim, ilmiyle âmil, kendisini ibadet ve müridlerinin terbiyesine vermiş, şeriatın sınırlarını korumak [...]

Sofyalı Bâlî Efendi2021-04-30T08:40:36+03:00

Oruç Tutanların Mükafatı

2021-04-30T08:42:13+03:00

ORUÇ TUTANLARIN MÜKÂFATI 9- عَنْ أَبِى هُرَيْرَةَ رَضِىَ اللّٰه عَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللّٰه صَلَّى اللّٰه عَلَيْهِ وَ سَلَّمَ: إِذَا كَانَ أَوَّلُ لَيْلَةٍ مِنْ شَهْرِ رَمَضَانَ نَظَرَ اللّٰهُ إِلَى خَلْقِهِ، وَ إِذَا نَظَرَ اللّٰهُ إِلَى عَبْدِهِ لَمْ يُعَذِّبْهُ أَبَدًا، وَ لِلَّهِ فِى كُلِّ يَوْمٍ أَلْفُ أَلْفٍ عَتِيقٍ مِنَ النَّارِ، فَإِذَا كَانَتْ لَيْلَةُ تِسْعٍ وَ عِشْرِينَ أَعْتَقَ اللّٰهُ فِيهَا مِثْلَ جَمِيعِ مَا أَعْتَقَ فِى الشَّهْرِ كُلِّهِ، فَإِذَا كَانَتْ لَيْلَةُ الْفِطْرِ إِرْتَجَّتِ الْمَلاَئِكَةُ وَ تَجَلَّى الْجَبَّارُ بِنُورِهِ مَعَ أَنَّهُ لاَ يَصِفُهُ الوَاصِفُونَ فَيَقُولُ الْمَلاَئِكَةُ وَهُمْ فِى عِيدِهِمْ مِنَ الْغَدِ: يَا مَعْشَرَ الْمَلاَئِكَةِ! مَا جَزَاءُ الأَجِيرِ إِذاَ وَفَّى عَمَلَهُ؟ تَقُولُ الْمَلاَئِكَةُ: يُوَفَّى أَجْرُهُ، [...]

Oruç Tutanların Mükafatı2021-04-30T08:42:13+03:00

Ali Yakub Hoca ile Arapça Üzerine

2021-04-22T22:36:05+03:00

Ali Yakub Cenkçiler Hatıra Kitabı Ali Yakub Hoca ile Arapça Üzerine Röportaj - Şeref Arslan Muhterem hocam, Türk kültür hayatında Arapça’nın öne­mi hakkında bilgi verir misiniz? Öncelikle belirteyim ki, Türkler Müslümanlığı kabul ettikten sonra cahiliyetten medeniyete girmişlerdir. Türkler Müslü­manlığı kabul etmeden önce dinle filan alâkaları yok idi. Yani putperest idiler. Tarih-i medeniyette Türk’ün zuhuru medeniyet âleminde yer etmesi İslâmiyet sayesindendir. İslâmiyet’in de Arapça ile ilgisi Kur’ân-ı Kerim sayesinde cahiliyetten mede­niyete erişmişlerdir. Hiçbir medeniyete benzemeyen ve bütün medeniyetlerden üstün olan İslâm medeniyetini meydana getir­diler. Öyle ki; muazzam bir Hukuk-ı İslâmiye meydana getirdiler. Tabii ki Kur’ân-ı Kerim sayesinde... Edebiyat da Kur’ân-ı Kerim ve [...]

Ali Yakub Hoca ile Arapça Üzerine2021-04-22T22:36:05+03:00

Ramazan’da Cehennem Kapıları Kapanır

2021-04-22T22:38:19+03:00

Resûlüllah’ın Dilinden RAMAZAN ve ORUÇ Ramazan'da Cehennem Kapıları Kapanır 7- عَنْ عَبْدِ اللّٰهِ بْنِ مَسْعُودٍ رَضِىَ اللّٰهُ عَنْهُ عَنْ رَسُولِ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰه عَلَيْهِ وَ سَلَّمَ قَالَ: إِذَا كَانَ أَوَّلُ لَيْلَةٍ مِنْ شَهْرِ رَمَضَانَ فُتِّحَتْ أَبْوَابُ الْجَنَّاتِ فَلَمْ يُغْلَقْ مِنْهَا بَابٌ وَاحِدٌ الشَّهْرَ كُلَّهُ وَ غُلِّقَتْ أَبْوَابُ النَّارِ فَلَمْ يُفْتَحْ مِنْهَا بَابٌ وَاحِدٌ الشَّهْرَ كُلَّهُ وَ غُلَّتْ عُتَاةُ الْجِنِّ وَ نَادَى مُنَادٍ مِنَ السَّمَاءِ كُلَّ لَيْلَةٍ إِلَى إِنْفِجَارِ الصُّبْحِ: يَا بَاغِىَ الْخَيْرِ يَمِّمْ وَ أَبْشِرْ، وَ يَا بَاغِىَ الشَّرِّ أَقْصِرْ وَ أَبْصِرْ. هَلْ مِنْ مُسْتَغْفِرٍ نَغْفِرُ لَهُ، هَلْ مِنْ تَائِبٍ نَتُوبُ عَلَيْهِ، هَلْ مِنْ دَاعٍ نَسْتَجِيبُ لَهُ، هَلْ مِنْ سَائِلٍ [...]

Ramazan’da Cehennem Kapıları Kapanır2021-04-22T22:38:19+03:00

Oruçlulara Mahsus Cennet Kapısı

2021-04-22T22:39:14+03:00

Resûlüllah’ın Dilinden RAMAZAN ve ORUÇ Oruçlulara Mahsus Cennet Kapısı 6- عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ رَضِىَ اللّٰه عَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمَ: فِى الْجَنَّةِ ثَمَانِيَةُ أَبْوَابٍ فِيهَا بَابٌ يُسَمَّى الرَّيَّانُ لاَ يَدْخُلُهُ إِلاَّ الصَائِمُونَ. 6- Sehl b. Sa’d (r.a)’dan rivâyet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Cennetin sekiz kapısı vardır. Bunlardan biri Reyyan diye isimlendirilir. Bu kapıdan sadece oruç­lular girer.”[1] عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ رَضِىَ اللّٰه عَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَ سَلَّمَ: فِى الْجَنَّةِ بَابٌ يُدْعَى الرَّيَّانُ يُدْعَى لَهُ الصَّائِمُونَ فَمَنْ كَانَ مِنَ الصَّائِمِينَ دَخَلَهُ وَ مَنْ دَخَلَهُ لاَ [...]

Oruçlulara Mahsus Cennet Kapısı2021-04-22T22:39:14+03:00

KUR’AN OKUMANIN FAZİLETİ

2021-04-17T15:04:02+03:00

KUR’AN OKUMANIN FAZİLETİ عَنِ ابْنِ مَسْعُودٍ رَضِىَ اللّٰهُ عَنْهُ قَالَ: قَالَ رَسُولَ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: مَنْ قَرَأَ حَرْفًا مِنْ كِتَابِ اللّٰهِ فَلَهُ بِهِ حَسَنَةٌ. وَالْحَسَنَةُ بِعَشْرِ أَمْثَالِهَا، لاَ أَقُولُ الۤم حَرْفٌ، وَلَكِنْ أَلِفٌ حَرْفٌ وَلاَمٌ حَرْفٌ وَمِيمٌ حَرْفٌ.[1] İbn Mes’ûd (r.a.)’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:  “Kim Kur’ân‑ı Kerîm’den bir harf okursa, onun için bir iyilik (hasene) sevabı vardır. Her iyiliğin karşılığı da on sevaptır. Ben, ‘elif lâm mîm’ bir harftir demiyorum; bilâkis elif bir harf, lâm bir harf, mîm de bir harftir.” HİKÂYE Esmaî anlatıyor: Bir yerde bir Arab gördüm. Elinde yalın kılıç [...]

KUR’AN OKUMANIN FAZİLETİ2021-04-17T15:04:02+03:00