dhadmin

Ana Sayfa/dhadmin

About dhadmin

Bu Üye henüz herhangi bir bilgi doldurmadı.
So far dhadmin has created 89 blog entries.

Bağlandığım Hatıralarda HOCAM ALİ YAKUB HOCAEFENDİ

2021-10-18T18:07:34+03:00

Süleyman Zeki Bağlan Böyle güzel insanları anmak ne hoş. Sebeb olanlara sonsuz teşekkürler. Rumeli’nin o kasırga dolu havasından ayrılıp, bir ilim mer­kezi olan Kahire’de kendini bulan hocam, Zâhid Kevserî ve Mustafa Sabri efendi gibi Daru’l-hilafe’de yetişip, kopup gelen dev Osmanlı alimleriyle karşılaşır. “Bir gün Sabri efendinin oğlu İbrahim efendiyle Kahire’de yürüyorduk. Baktık karşıdan Sabri efendi geliyor. Hâl-hatır ettikten sonra, ‘hocam hazırladığınız Mevkıfu’l-ilm isimli eseri­nizi neşretseniz ne iyi olur’ dedim. ‘Müsveddeleri duruyor. Gel. Tasnif et. Yayınlansın’ dedi. Evine gittik. Çalışmayı yaptım. Eser çıkarken bana teşekkür yazdı. Rahatsızlığı sırasında, ‘ben Türkçe’ye tercüme edeyim, biri yazsın, neşrolur’ diyordu. Arab­ça’ya elyak bir arkadaş bu işe [...]

Bağlandığım Hatıralarda HOCAM ALİ YAKUB HOCAEFENDİ2021-10-18T18:07:34+03:00

ÜMMETİN ÇOK OLMASININ ÖNEMİ

2021-10-05T13:14:03+03:00

عَنْ مَعْقِلِ بْنِ يَسَارٍ رَضِىَ اللّٰهُ عَنْهُ قَالَ: جَاءَ رَجُلٌ إِلَى رَسُولِ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ فَقَالَ: إِنِّى أَصَبْتُ إِمْرَأَةً ذَاتَ حَصَبٍ وَجَمَالٍ، وَإِنَّهَا لاَ تَلِدُ، فَأَتَزَوَّجُهَا؟ فَنَهَاهُ النَّبِىُّ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ. ثُمَّ أَتَاهُ الثَّانِيَةَ فَنَهَاهُ. ثُمَّ أَتَاهُ الثَّالِثَةَ، فَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: تَزَوَّجُوا الْوَدُودَ الْوَلُودَ فَإِنِّى مُكَاثِرٌ بِكُمْ.[1] Ma’kil b. Yesar’dan (r.a.) rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: “Adamın biri Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e gelerek; - Ben güzel ve soylu bir kadın buldum, yalnız çocuk doğurmuyor, onunla evlenebilirmiyim? diye sordu. Resûl‑i Ekrem: - “Hayır”, diye cevap verdi. Sonra adam ikinci defa geldi, yine menetti. Üçüncü [...]

ÜMMETİN ÇOK OLMASININ ÖNEMİ2021-10-05T13:14:03+03:00

ALİ YAKUB EFENDİ HOCAMIZ HAKKINDA KIRIK-DÖKÜK BİRKAÇ SÖZ

2021-09-26T16:16:02+03:00

Ahmet Turan Arslan* NE ZAMAN VE NASIL TANIDIM? Bu suâli cevaplandırmak için İmam Gazâlî’nin İhyâu ulûmi’d-din adlı eserinin baş tarafına kaydetmiş olduğum notuma tekrar bakmam gerekti. Merhum hocamızın İhyâ kitabı­nı okutmaya ne zaman başladığını kesin tarifiyle bilemeyeceğim ama ben kendi nüshama şunu yazmışım: “... 13 Safer 1394 h./7 Mart 1974 m.”. Demekki, buna yakın bir tarihte de hocamızın huzurunda bu kitabı okumaya başlamışım. O’nun çok muhterem ve kıymetli bir zât olduğunu, derslerine katılmamızın faydalı olacağını ise, kendisinin İstanbul’daki yakın (belki de en yakın) dostu olan muhterem Emin Saraç hocamdan (“Ali Yakub Ağabey”inin ifâdesiyle “Hâfız Emin”den) öğrenmiş olduğumu ise iyi hatırlıyorum. Ondan [...]

ALİ YAKUB EFENDİ HOCAMIZ HAKKINDA KIRIK-DÖKÜK BİRKAÇ SÖZ2021-09-26T16:16:02+03:00

Sâde Mescitler, İhtişamlı Şehirler

2021-09-20T00:14:47+03:00

Sâde Mescitler, İhtişamlı Şehirler   إِبْنوُا مَسَاجِدَكُمْ جُمّاً، وَإبْنوُا مَدَائِنَكُمْ مُشَرَّفَةً   “Mescitlerinizi gösterişli ve süslü şekilde bina etmeyiniz. Sâde yapınız. Lâkin şehir ve kasabalarınız ihtişamlı olsun.”[1] Zîra ibadet mahallerindeki muamele Hak ile, şehirlerdeki alış veriş ise halk iledir. Hak kalbe, halk ise görünene itibar eder. Nitekim, her iki yerin de bakanlarının talebine göre imâr edilmesi hikmete uygun olur. İşte, büyük fıkıh alimleri, bu hadîs-i şerifle beraber usûlle alakalı diğer verilere de dayanarak mescitleri süslemenin mekruh olduğu hususunda ittifâk etmişlerdir. Şehirlerin ihtişamlı olmasındaki hikmete gelince, madem ki halk görünene itibar etmektedir, doğal olarak bu halk, düzeni de arzulamaktadır. Onların kalplerinin [...]

Sâde Mescitler, İhtişamlı Şehirler2021-09-20T00:14:47+03:00

İLİM TAHSİLİNİN GAYESİ

2021-09-12T13:38:19+03:00

İLİM TAHSİLİNİN GAYESİ عَنْ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ رَضِىَ اللّٰهُ عَنْهُ قَالَ: سَمِعْتُ رَسُولَ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ يَقُولُ: مَنْ طَلَبَ الْعِلْمَ لِيُجَارِىَ بِهِ الْعُلَمَاءَ أَوْ لِيُمَارِىَ بِهِ السُّفَهَاءَ أَوْ يَصْرِفَ بِهِ وُجُوهَ النَّاسِ إِلَيْهِ أَدْخَلَهُ اللّٰهُ النَّارَ.[1] Kâb b. Malik’ten (r.a.) rivayet edildiğine göre şöyle dedi: Resûlullah’ın şöyle dediğini duydum: “Kim ilmi âlimlere karşı böbürlenip öğünmek, cahiller ve sefihlerle tartışmak, yahut halkın teveccühünü kazanmak için tahsil ederse Allah onu ateşe (cehenneme) sokar.”   HİKÂYE Bir kişi Hz. Mûsâ’ya (a.s.) kulluk ediyordu. Hz. Mûsâ onu arıyor bir türlü bulamıyordu. Bir gün bir kişi, boynuna kara ip bağlamış bir domuzu çekerek çıkageldi [...]

İLİM TAHSİLİNİN GAYESİ2021-09-12T13:38:19+03:00

Hüsrev Kethüdâ Dârülhadîsi

2021-08-30T11:14:19+03:00

Hüsrev Kethüdâ Dârülhadîsi Yerleşim Yeri: İstanbul/Vefa Lisesi’nin karşısında, Kovacılar Caddesi’yle Taş Tekneler Sokağı’nın köşesinde Kurucusu: Hüsrev Kethüdâ Mimarı: Yapılış Tarihi: 973/1565 Pâyesi: Tanıtımı: Ekrem Hakkı Ayverdi, Molla Hüsrev Mescidi’nden bahsederken; “Vefa Lisesi’nin karşısında, Kovacılar caddesiyle Taş Tekneler sokağının köşesinde olup, Molla Hüsrev’in İstanbul‘daki üç camiinden biridir” dedikten sonra şu bilgiyi kaydeder: “Mescidin yanında, Taş Tekneler sokağı içinde; Hüsrev Kethüda Dârülhadisi, karşısında Sebil’i, ona bitişik Etmekçi Ahmed Paşa Medresesi bulunmaktadır.”[1] Cahid Baltacı ise, bir yerde Hüsrev Kethüdasi Medresesi’nden,[2] bir başka yerde de Hüsrev Kethüda Darülkurrası’ndan bahsetmekte,[3] fakat Hüsrev Kethüda Dârülhadisi’nden bahsetmemektedir. Evliya Çelebi Seyahatnamesi’ne atfen Darülkurranın 973/1565 tarihinde yapıldığını kaydeden Baltacı’nın [...]

Hüsrev Kethüdâ Dârülhadîsi2021-08-30T11:14:19+03:00

KUTBUDDİN el-İZNİKÎ

2021-08-23T17:22:02+03:00

KUTBUDDİN el-İZNİKÎ (821/1418) Hayatı İsmi Muhammed, lakabı Kutbuddin ve babasının adı Muhammed olan[1] âlimimiz İznikli’dir. İznik’te doğdu. Tahsilini memleketinde tamamladı. Hasan Paşa b. Alâeddin Esved[2] ve Molla Fenârî gibi devrin ileri gelen âlimlerinden ders aldı. Eşrefoğlu Rûmî’nin sohbetlerinde bulundu. İznik Orhan Gazi Medresesi’nde hocalık yaptı. 8 Zilkâde 821/Kasım 1418’de vefat etti.[3] Türbesi, İznik Yeşil Cami ile Nilüfer Hatun imareti arasında bulunmaktadır.[4] Kutbuddin Muhammed el-İznikî şer’î ve aklî ilimlerde son derece iyi yetişmiş dirayetli bir âlim ve olgun kişiliğe sahip bir sûfîdir.[5] Timur İzmir’i fethettikten sonra, Foça’nın da Timur’un hakimiyetini tanıması üzerine, Yıldırım Bayezid’in oğlu İsa Çelebi, Kutbuddin el-İznikî’yi, Timur’a elçi olarak [...]

KUTBUDDİN el-İZNİKÎ2021-08-23T17:22:02+03:00

Sıla-ı rahim ve rızkın bereketlenmesi

2021-08-16T00:00:34+03:00

Sıla-ı rahim ve rızkın bereketlenmesi 22. HADİS من سره أن يبسط له فى رزقه وأن ينسأ له فى أثره فليصل رحمه. "Rızkının bereketlenmesini, bıkaktığı izlerin (yani ömrünün) uzama­sını isteyen kimse sıla-ı rahimde bulunsun."[1] Sıla-ı rahim, akrabaları kollayıp gözetmek, onlarla alâkayı kesme­mektir. İnsanların ecelleri ve rızıkları takdir edilmiş olduğuna göre akrabayı ziyaret edip, onları kollayıp gözetmekle ömrün nasıl uzayacağı konusunda ihtilaf edilmiştir. Bazılarına göre bundan maksat ömrün bereketlenmesidir. Sağlığa zarar veren şeylerin kullanılması nasıl ömrü kısaltırsa kişiye huzur ve sükun veren davranışları da onu daha sağlıklı bir hâle getirir. Hayattan tad almasını sağlar. Cenâb-ı Hakk’ın ezelî ilmiyle gele­ce­ğe dair yazmış olduklarında [...]

Sıla-ı rahim ve rızkın bereketlenmesi2021-08-16T00:00:34+03:00

DÜNYA NİMETLERİNDEN NE KADAR FAYDALANMALI?

2021-08-06T16:34:47+03:00

DÜNYA NİMETLERİNDEN NE KADAR FAYDALANMALI? عَنْ عَائِشَةَ رَضِىَ اللّٰهُ عَنْهَا قَالَتْ: قَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰه عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: إِذَا أَرَدْتِ اللُّحُوقَ بِى فَالْيَكْفِكِ مِنَ الدُّنْيَا كَزَادِ الرَّاكِبِ، وَإِيَّاكِ وَمُجَالَسَةَ اْلأَغْنِيَاءِ، وَلاَ تَسْتَخْلِعِى ثَوْبًا حَتَّى تُرَقِّعِيهِ.[1] Hz. Aişe’den (r.anha) rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Bana kavuşmayı istiyorsan dünyadan bir yolcunun azığı kadarı sana yeter. Zenginlerle oturmaktan sakın. Elbiseni de eskimeden değiştirme.” HİKÂYE Salihlerden bir kişi vardı. Erkeklerden kendisini oldukça sakınır, sohbetlerine gitmezdi. Bir gün şehrin idarecilerinden birinin işi düştü. Adamlarından birini göndererek yanına çağırdı. Gitti o işi gördü. O gece rüyasında yanında bir şeytanın olduğunu gördü. [...]

DÜNYA NİMETLERİNDEN NE KADAR FAYDALANMALI?2021-08-06T16:34:47+03:00

ALLAH NEDEN YARDIM ETMİYOR?

2021-07-30T23:51:52+03:00

ALLAH NEDEN YARDIM ETMİYOR? Cağfer Karadaş Allah Kur’an’da elçilerine ve mümin kullarına yardım edeceğini bildiriyor. Fakat görüyoruz ki, Müslümanlar savaşta yeniliyor, tartışmalarda mağlup oluyor, gelişmişlikte geri kalıyor. Burada bir çelişki yok mu sizce? Kitabın da, hayatın da ortasından soruyorsun. İnsanlar genellikle bu tür soruları ve serzenişleri kötü duruma düştüklerinde, yardıma muhtaç olduklarında dile getirirler. Rahattayken, bolluktayken, mutluyken hiç akıllarına gelmez. Denizde fırtınaya yakalandıklarında, uçak türbülansa girdiğinde, bir sıkıntıya maruz kaldığında Allah’ın yardımı akıllarına gelir insanların. Onlar da haklı. Muhtaç olduğu zaman yardım ister insan, yoksa neden istesin ki? Birisi hocaya oğlundan şikayetlenerek “Efendim, bizim oğlan sınav zamanları namaz kılıyor, sair [...]

ALLAH NEDEN YARDIM ETMİYOR?2021-07-30T23:51:52+03:00