dhadmin

Ana Sayfa/dhadmin

About dhadmin

Bu Üye henüz herhangi bir bilgi doldurmadı.
So far dhadmin has created 79 blog entries.

EMİN SARAÇ HOCAEFENDİ İLE “ALİ YAKUB ABİ”Sİ ÜZERİNE

2021-07-25T10:37:28+03:00

EMİN SARAÇ HOCAEFENDİ İLE “ALİ YAKUB ABİ”Sİ ÜZERİNE Konuşan: Necdet Yılmaz* Hocam, Mısır’a gidişiniz ve burada Ali Yakub Efendi ile karşılaşmanız nasıl oldu? Biz 1950’nin bidayetinde, hatta seçimler henüz olmamıştı ki, o seçim hengamesinde Türkiye’den çıkıp Bağdat’a gittik. Biz Bağdat’ta iken seçim olmuştu. Burada iken müjde haberini duyduk. İslâm dünyasında, hele ezân-ı Muhammediye’nin Arapça okunması büyük bir hadise olmuştu. Ondan sonra Şam’a gittik. Şam’a gittiğimiz zaman Ramazan-ı şerifti. Ramazan’da birkaç gün kaldıktan sonra oradan vize aldık, Mısır’a gittik. Mısır’da ilk ziyaret ettiğim kişi Zâhid Efendi (Zâhid Kevserî) olmuştur. Zâhid Efendi’ye birinci defasında değil de ikinci defa gittiğimde, “kimlerle görüşeceğim, bilmiyorum, canım sıkılıyor” [...]

EMİN SARAÇ HOCAEFENDİ İLE “ALİ YAKUB ABİ”Sİ ÜZERİNE2021-07-25T10:37:28+03:00

Süleymaniye Dârülhadisi

2021-07-17T07:33:04+03:00

Süleymaniye Dârülhadisi Yerleşim Yeri: İstanbul/Süleymaniye Camii ve Külliyesi bünyesinde/Dökmeciler Kurucusu: Kanuni Sultan Süleyman Mimarı: Mimar Sinan Yapılış Tarihi: 964/1557 Pâyesi: ilk başta 100 akçe (Fakat vakfiyesinde 50 akçe şartı bulunmaktadır) Tanıtımı: Kurucusu Kanunî Sultan Süleyman Han’dır. İstanbul‘da Süleymaniye Camii’nin kıble tarafında uzanan Dârülhadîs 964/1556-57 tarihinde tamamlanmıştır. İstanbul, Dökmeciler‘dedir. Günümüzde ayakta bulunan Dârülhadis, kubbeli bir oda ve kubbesiz 19 veya 16[1] odadan müteşekkildir. pâye bakımından Dârülhadîs tevcihlere nazaran devrinin en yüksek seviyedeki Dârülhadisi olduğu halde vakfiyede müderrise yevmî 50 akçe verilmesi şart koşulmuştur. Ancak Dârülhadisin tesis tarihinde ilk müderrisin yevmî 100 akçe ile tayin edildiği bilinmektedir. Anlaşıldığına göre vakfiye, Medresenin inşasından [...]

Süleymaniye Dârülhadisi2021-07-17T07:33:04+03:00

BERGAMALI İBRAHİM

2021-07-17T07:24:43+03:00

BERGAMALI İBRAHİM (1014/1606) Hayatı Bergamalı olan Mevlânâ İbrahim’in babası Kara Mustafa Efendi, Halvetiye Tarikati’nin Sünbüliye kolunun kurucusu Sünbül Sinan Efendi’nin (ö. 936/1529) halifesidir. Bu yüzden Şeyhzâde İbrahim diye meşhur olmuştur.[1] İlim tahsilini tamamladıktan sonra, hocası Ebülleys Alisi’ne Ayasofya Medresesi’nde muid oldu. 964/1556-57’de mülâzemetle 20 akçe ile İstanbul Molla Gürânî Medresesi’ne müderris tayin edildi ve burada günlük 25 akçeye yükseldi. Bilahare Kasımpaşa’da Tahta Kadı, Lüleburgaz’da Sokollu, Fethiye’de Mehmed Paşa, İstanbul’da İsmihan Sultan ve Sahn-ı Seman, Edirne’de II. Bayezid ve Selimiye, Manisa’da Muradiye medreselerine müderris oldu. 1003/1594-95 senesinde Bursa kadılığına getirildi. 1004/1595-96 senesinde Ahmed Efendi yerine İstanbul (Çarşıkapı) Sinanpaşa Dârulhadîsi’ne müderris tayin [...]

BERGAMALI İBRAHİM2021-07-17T07:24:43+03:00

Hadis: İnsanî İhtiyaçlar ve Kanaat

2021-07-01T15:09:53+03:00

Hadis: İnsanî İhtiyaçlar ve Kanaat   اِبْنَ آدَمَ عِنْدَكَ مَا يَكْفِيكَ وَأَنْتَ تَطْلُبُ مَا يُطْغِيكَ٬ اِبْنَ آدَمَ لاَ بِقَلِيلٍ تَقْنَعُ وَلاَ بِكَثِيرٍ تَشْبَعُ٬ اِبْنَ آدَمَ إِذَا أَصْبَحْتَ مُعَافِيً جَسَدُكَ آمِنًا فِي سِرْبِكَ عِنْدَكَ قُوتُ يَوْمِكَ فَعَلَى الدُّنْيَا العَفَاءُ  “Ey Âdemoğlu! Sana yetecek kadar geçimliğin mevcut olduğu hâlde, seni azdırmak için fazlasını istersin. Âdemoğlu! Ne aza kanaat edersin ne de çok ile doyarsın. Âdemoğlu! Vücûdunu âfiyette, bedenini emniyet ve selâmette ve günlük azığını da beraberinde bulduğun zaman, varsın seni azdıran ve saptıran dünyanın başına kıyâmet kopsun!” [1] Buradaki “dünya” tabirinden, “sen işini hallet de, senden başkaları ne olursa olsun” gibi anlatılmak [...]

Hadis: İnsanî İhtiyaçlar ve Kanaat2021-07-01T15:09:53+03:00

Halini Allah’a (c.c.) arzeden kimsenin mükafatı

2021-06-29T22:45:08+03:00

Halini Allah’a (c.c.) arzeden kimsenin mükafatı عن أبي هريرة رضي الله عنه قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: من جاع أو احتاج فكتمه الناس وأفضى إلى الله كان حقا على الله أن يفتح له قوت سنة من حلال.   "Kim aç kalır veya muhtaç duruma düşer de bunu insan­lardan gizler ve durumunu Allah’a (c.c.) arzederse, bir yıllık helâl rızkın kapısını açmak Allah’ın (c.c.) üzerine hak olur."[1] Haya sahibi, kimseye derdini açamayan ve hâlini sadece Allah'a arzeden kimseye Cenâb-ı Hak yardım eder, onu umma­dığı, beklemediği bir yerden rızıklandırır. Hadiste haya ehli, yüzsüzlük yapmayan, çok zor durumda da kalsa insanlardan [...]

Halini Allah’a (c.c.) arzeden kimsenin mükafatı2021-06-29T22:45:08+03:00

İSLÂM UĞRUNDA SIKINTI ÇEKMENİN FAZİLETİ

2021-06-20T19:48:22+03:00

İSLÂM UĞRUNDA SIKINTI ÇEKMENİN FAZİLETİ عَنْ كَعْبِ بْنِ مُرَّةَ رضي اللّٰه عنه عَنْ رَسُولِ اللّٰهِ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ أَنَّهُ قَالَ: مَنْ شَابَ شَيْبَةً فِى اْلإِسْلاَمِ كَانَتْ لَهُ نُورًا يَوْمَ الْقِيَامَةِ.[1] Ka’b b. Mürre’den (r.a.) rivayet edildiğine Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:  “Kim İslam yolunda saçını ağartırsa bu ona kıyamet gününde nur olur.”   HİKÂYE Vehb b. Münebbih anlatıyor: Allah katında peygamberlerden sonra yaşlılara yapılan hürmetten daha yüce bir hürmet görmedim. Nitekim bir kişi seksen yaşına kadar yaşasa, Hak Teâlâ onun ak sakalına hürmet eder, alın yazısını değiştirmez. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem buyurur ki, Allah Teâlâ şöyle der: [...]

İSLÂM UĞRUNDA SIKINTI ÇEKMENİN FAZİLETİ2021-06-20T19:48:22+03:00

ALİ YAKUB HOCANIN DÜNYASI

2021-06-13T20:50:43+03:00

ALİ YAKUB HOCANIN DÜNYASI Konuşanlar:* İsmail Lutfi Çakan Mustafa Eriş Ahmet Maraşlı Abdullah Sert Hasan Kâmil Yılmaz Ali Yakub Cenkçiler Hoca’yı bir akşam vakti ziyaret ettik. Kısa süre önce önemli bir rahatsızlık geçirmiş olmasına ve tedavisi halen devam etmesine rağmen, bizleri kabul etme nezaketini gösterdi. Emin Saraç Hoca’nın tavassutlarıyla gerçek­leşen bu sohbette, bir Balkanlı müslümanın 74 yıllık İslâmla içli dışlı hayatına sığan hadiseleri dinledik. Hoca’nın değer­lendir­melerini, hadiselere bakış açısını dinleme, tesbit etme fırsatını bulduk. Sizlere iki saati aşkın bu sohbetten bazı notlar sunmak istiyoruz. BALKANLARDA BİR MÜSLÜMAN AİLE Ali Yakub Hoca, Üsküp’e bağlı Gilan kasabasında Arnavut bir anne-babadan dünyaya gelmiş. Yıl 1913. [...]

ALİ YAKUB HOCANIN DÜNYASI2021-06-13T20:50:43+03:00

Atik Vâlide Darülhadisi

2021-06-06T10:15:20+03:00

Atik Vâlide Darülhadisi Yerleşim Yeri: İstanbul/Üsküdar-Toptaşı (Üsküdar İmam-Hatip Lisesi) Kurucusu: II. Selim’in eşi ve III. Murad’ın annesi Nurbanu Sultan (991/1583) Mimarı:  Mimar Sinan Yapılış Tarihi: 990/1582 veya 991/1583 veya 987/1579-80 Pâyesi: 40 akçeli Tanıtımı: Kurucusu II. Selim’in hanımı, III. Murad’ın annesi, Venedikli Nurbanu Valide Sultan‘dır. 991/1583 senesinde Üsküdar Toptaşı‘nda yapılan cami ve tekke ile yahut 987/1579-1580’de tamamlanan medrese ile tamamlanmış olmalıdır. Caminin arka tarafında ve çınar ağaçlarının arkasındadır. Harap halde iken yakında restorasyon yapılmıştır.[1] Bu darülhadîs Atik Valide Sultan Camii’nin Batısında, Kuzey-Güney doğrultusunda bir sıra odadan oluşmaktadır. XIX. Yüzyılda üzerine kat çıkılan yapı son yıllarda yapılan eklemeler ve geçirdiği yangın [...]

Atik Vâlide Darülhadisi2021-06-06T10:15:20+03:00

KÜÇÜK BEDREDDİN EFENDİ (946/1539)

2021-05-23T10:34:52+03:00

KÜÇÜK BEDREDDİN EFENDİ (946/1539) Hayatı Asıl ismi Bedreddin Mahmud olmakla birlikte, “Küçük Bedreddin” diye meşhur olmuştur.[1] Karasi/Balıkesir’in İnecik kasabasındandır.[2] Molla Uzzârî, Molla Lütfi, Muarrefzâde gibi devrin meşhur ulemâsından tedrîsini tamamladıktan sonra ilmiye mesleğine intisap ederek, Balıke­sir Medresesi’ne müderris oldu. Daha sonra sırasıyla İstanbul Kalenderiye, Vezir Mustafa Paşa, Edirne Dârulhadisi müderrisliklerini üstlendi.[3] 924/1518 tarihinde Sahn-ı Semân Medreseleri’nin Akdeniz cihetindeki üçüncü medresesi olan[4] Çifte Ayakkurşunlu Medrese’ye, bilâhare terfi ederek, 928/1521-22 yılında Ayasofya Medresesi’ne[5] günlük seksen akçe ile[6] müderris oldu. Kendi isteği ile tedrîsi bıraka­rak emekliye ayrıldı ve günlük 100 akçe maaş bağlandı. 946/1539 se­nesinde vefat etti.[7] Başta hadis ilmi olmak üzere bütün ilimlerde mâhir olan [...]

KÜÇÜK BEDREDDİN EFENDİ (946/1539)2021-05-23T10:34:52+03:00

RAMAZAN ORUCU GEÇMİŞ GÜNAHLARI SİLER

2021-05-11T13:39:28+03:00

RAMAZAN ORUCU GEÇMİŞ GÜNAHLARI SİLER 12- عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ رَضِىَ اللّٰه عَنْهُمَا قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللّٰه صَلَّى اللّٰه عَلَيْهِ وَ سَلَّمَ: مَنْ صَامَ رَمَضَانَ إِيمَانًا وَ احْتِسَابًا غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ. 12- İbni Abbâs’dan (r.a) rivâyet edildiğine göre Resûlul­lah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Kim inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, onun geçmiş günahları bağışlanır.” [1] İbni Abbas hadisinde farz ibadetlerin ve sevap kazanmak gayesiyle yapılan her çeşit nâfile amelin makbûl olabilmesi iki önemli şartın varlığına bağlanmıştır. Bunlaran birincisi Allah’a iman; ikincisi, ihlâs ve samimiyettir. Bu iki husus hadisde “îman ve ihtisâb” kelimeleri ile ifade [...]

RAMAZAN ORUCU GEÇMİŞ GÜNAHLARI SİLER2021-05-11T13:39:28+03:00